Genç Beyin Forumuna Hoşgeldiniz...

Felsefe ve Bilgi Paylaşım Platformu...
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 27 Mayıs 1960'ta ne oldu???

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ASPAR
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 22/01/08
Yaş : 28

MesajKonu: 27 Mayıs 1960'ta ne oldu???   Ptsi Mayıs 26, 2008 1:55 pm

27 Mayıs İhtilali, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri müdahale. Bundan önceki askeri darbe, Enver Paşa'nın 23 Ocak 1913'te gerçekleştirdiği Babıali Baskını'dır. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde bir grup subay 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu. 37 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'ni feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere bir çok Demokrat Parti'liyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Org. Rüştü Erdelhun da tutuklananlar arasındadır.

Silahlı Kuvvetler adına hareket ettiğini iddia eden Milli Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın, eğer darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse Ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yakalayacağını söylemesi üzerine darbeden haberi olmayan Emekli Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Bu müdahalenin daha sonraki yıllarda meydana gelen askeri müdahalelerden farkı,Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yapılmamış olmasıdır. Dönemin genelkurmay başkanının da tutuklanması bunun göstergesidir.

Müdahalenin nedenleri??

Müdahalenin nedeni olarak Menderes hükümetinin uygulamaları ve çıkardığı yasalar olduğu, dasrbeciler tarafından ileri sürülmüştür. MBK'ya göre ihtilal kardeş kavgasını durdurmak ve laiklik'e aykırı uygulamaları durdurmak için yapılmıştır.

DP iktidarının tarım burjuvazisine ve büyük toprak sahiplerine imtiyazlar sağlaması, kent ağırlıklı büyük ticaret ve sanayi burjuvazisini muhalif bir konuma iter. Kötüye giden ekonomi, yüksek enflasyon, kamu çalışanlarına ödenen düşük maaşlar DP'ye karşı kitlesel hareketlerin oluşumuna neden olur.

CHP muhalefeti DP'yi anayasa ihlalleriyle itham eder. Üniversite çevreleri ve bazı aydınlar bu eleştirilere destek verirler. İhtilalden bir ay önce İstanbul Üniversitesi'nde DP karşıtı eylemler zorlukla bastırılır. Bu eylemlere müdahaleler esnasında ordunun isteksiz tavrı ordunun da DP'den hoşnutsuz olduğu iddialarını doğrular.[1]

DP hükümetinin sansür politikaları basınla olan ilişkilerini de büyük oranda zedelemiştir.

Bazı iddialara göre ihtilalin arkasında başta Amerika olmak üzere Batılı devletler vardır. Menderes, iktidarının son yıllarında artık Marshall Planı kapsamında Amerika'dan daha fazla kredi alamadığını görmüş ve Seydişehir Aluminyum ve İskenderun Demir-Çelik ve diğer sanayi projelerini kredilendirmek için Sovyetler Birliği ile yakınlaşmaya başlamıştı. Bu amaçla Rusya'ya üst düzey ziyeretler yapılıp, ülkedeki sanayinin gelişmesi için Rusya ile yatırım antlaşmaları imzalanma hazırlığı yapılmaktaydı.[2] Nitekim, Demokrat Parti'nin devamı olan Adalet Partisi, darbeden sonra yapılan serbest seçimlerde 1965 yılında tek başına iktidara geldiğinde, Adnan Menderes döneminde projesi yapılıp da kredi yokluğundan gerçekleştirilemeyen bu projeleri Sovyetler Birliğinden alınan proje kredileriyle bitirmiştir.


27 Mayıs İhtilali'ne giden süreç :

27 Ekim 1957 seçimleri oldukça sert bir hava içersinde yapıldı. DP seçimler öncesinde yasal düzenlemeler yaparak, muhalefetin bütünleşerek seçimlere bir cephe halinde girmesini engelledi.


Dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar
Dönemin başbakanı Adnan MenderesDP oyların %47.88'ini alarak yürürlükteki çoğunluk esasına dayalı seçim sistemi sayesinde 424 milletvekili çıkardı. İsmet İnönü'nin başında bulunduğu CHP %41 oyla 178 milletvekilliği kazanmıştı. Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Hürriyet Partisi dörder milletvekilliği kazandılar.

Muhalefetin oy miktarı DP'yi geride bırakıyordu. Demokrat Parti azınlığın iktidarı konumundaydı.Seçimlerden sonra siyasi ortamdaki gerginlik hızını arttırarak sürdü. CHP yurt çapında destek görmeye başlamıştı.

1959 yılı bahar aylarında CHP önderi İsmet İnönü Batı Anadolu illerini kapsayan bir geziye çıktı.Muhalefet lideri Uşak'ta taşlı saldırıya uğradı. Birçok illerde CHP-DP arasında olaylar patlak verdi.1960 başlarında basına sansür artmıştı,gazeteler sansür nedeni ile beyaz sayfalarla çıkıyordu.Cezaevleri tutuklu gazetecilerle doluydu.2 Nisan 1960'ta Kayseri gelen İsmet İnönü'nün treni durduruldu,muhalefet liderinin kente girmesine engel olunmaya çalışıldı.Kurulan barikatları elleri ile yararak Kayseri'ye gelen İnönü'yü elli bin kişi karşıladı.Bütün bunlar DP iktidarını daha da hırçınlaşmaya ve baskıyı arttırmaya itti.Nisan 1960'ta TBMM'de basını ve muhalefeti incelemek üzere Tahkikat Komisyonu kurulunca gerilim tavan yaptı.Öyleki kurulan komisyona,gazete kapatma,tutuklama gibi yetkiler verilmiş hatta komisyon çalışmalarının haber yapılması,eleştirilmesi yasaklanmıştı.18 Nisan 1960 günü CHP Genel Başkanı İsmet İnönü,bunun demokratik yönetimden çıkıp bir baskı rejimine geçmek olduğunu vurgulayan bir konuşma yaptı ve son sözünü söyledi:"Bu yolda devam ederseniz,ben de sizi kurtaramam".Ancak bu konuşmanın ardından CHP liderine 12 oturum TBMM toplantılarına katılmama cezası verildi,kararı protesto eden CHP milletvekilleri meclisten polis zoru ile uzaklaştırıldı.28-29 Nisan'da İstanbul ve Ankara'da çıkan öğrenci olayları şiddetle bastırıldı,ölenler oldu,kan döküldü.Bunun üzerine hükümet bu illerde sıkıyönetim ilan etti.Başbakan Menderes'in radyoda yaptığı konuşmalar "Kahrolsun diktatörler" sloganları arasında duyulmaz oldu.[3] Harp okulu öğrencileri sessiz yürüyüş yaptı.3 Mayıs 1960'ta Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Cemal Gürsel hükümete bir uyarı mektubu gönderdi.Ancak hükümet uyarıya kulak asmadı ve Cemal Gürsel'in emekli olması istendi..[4]

555K Eylemi :
Ana madde: 555K


555K, 5 Mayıs 1960 tarihinde, Ankara, Kızılay'da Demokrat Parti aleyhtarı öğrencilerin yaptığı protesto eylemidir. Adını 5. ayın 5. günü saat 5`te Kızılay'da gerçekleşmesinden alan eylem cumhuriyet tarihinin ilk "sivil itaatsizlik" eylemi olarak da anılır. 28 ve 30 Nisan 1960 tarihlerinde polisle öğrenciler arasında çıkan çatışmalarda iki öğrencinin hayatını kaybetmesi ülkedeki ortamı iyice germişti[kaynak belirtilmeli]. DP mitingi için Kızılay Meydanı'na gelen dönemin başbakanı Adnan Menderes, bir anda kendini protestocuların arasında buldu. Rivayete göre, o zamanlar öğrenci olan, şu anki CHP lideri Deniz Baykal, şair Cemal Süreya'nın aktardığına göre ise Vedat Dalokay, Menderes'in “Ne istiyorsunuz?” sorusu üzerine başbakanın yakasına yapışıp “Hürriyet istiyoruz!” demişti. Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”[kaynak belirtilmeli] 555K eyleminden 3 hafta sonra 27 Mayıs İhtilali gerçekleşti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
27 Mayıs 1960'ta ne oldu???
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kanundan kaçmayı becerdim (10 Puan)
» Avatar Bölümü yok oldu :D
» konu resimleri çıkmaz oldu
» Yazıların altı çizgi çizgi oldu[Çözüldü]
» Forum Sitem Ne Oldu(silindi mi ? )

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Genç Beyin Forumuna Hoşgeldiniz... :: Anketlerimiz :: Siyaset-
Buraya geçin: